İdee Decor Sn. Aytaç Özgen Ve Ekibi İle Söyleşi

İDEE DECOR SN. AYTAÇ ÖZGEN VE EKİBİ İLE SÖYLEŞİ

Tasarımı, mimariyi ve şehirlerin geleceğini, İdee Decor’dan Aytaç Özgen ve ekibi ile yaptığımız söyleşide masaya yatırdık. Önerileri, püf noktaları ve çok daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, mutlaka okumalısınız.

-Türkiye de mimari çalışmalarda önemli yeriniz olduğunu biliyoruz yine de bize biraz kendinizden ve ekibinizden söz eder misiniz ?

Merhaba, aslında ben inşaat mühendisiyim, ortağım Okçun Ergin ise y. mimardır. Yaklaşık 20 seneyi bulan bir beraberliğimiz bulunmaktadır. Mimar ve iç mimari ağırlıklı olarak 10 kişilik bir ekibimiz ile çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Kuruluşumuzun ilk yıllarında daha çok ev, konut ve villa dekorasyonu projeleri yapmaktaydık. Zaman içinde mağaza, restoran, fuar ve inşaat işlerimiz oldu. Bugün ise sadece ofis ve fabrika proje ve dekorasyonları yapmaktayız. Bunun en büyük sebebi ofis işinin daha dinamik ve heyecan verici olmasıdır.

-Öncelikle tasarımlarınızda nelere dikkat edersiniz ?

Tasarım konusunda önceliğimiz müşterimizdir. Müşterinin düşüncesi, yaşam biçimi, beklentileri çok önemlidir. Bu yüzden ilk önce müşterimizi tanımaya ve yaptığı işi öğrenmeye ve anlamaya çalışırız. Bundan sonra kendi bilgi, görgü ve vizyonumuzu katarak projeyi oluştururuz. Çünkü bizler projeyi bitirdikten sonra gidiyoruz. Müşterimiz ise uzun yıllar bu projenin içinde çalışacak ve yaşayacak. Onun kendini rahat ve mutlu hissetmesi ise en büyük isteğimizdir.

-Geleneksel olarak bir mimar, tasarım, maliyet yönetimi sözleşme ve danışmanlık ya da kontrol aşamaları ile devam eden iş hayatı süreci bugün hangi noktadadır? Kısaca Türkiye’de mimarlık mesleği ile ilgili söylemek istedikleriniz neler?

Mimarlık bir bakıma annelik gibidir. Nasıl annelerimiz evlerde hem ev hanımı, hem doktor, hem eczacı hem de öğretmen ise, bir mimar tasarım ve proje yapmakla birlikte tesisatçıdır, elektrikçidir, havalandırmacıdır, aydınlatmacıdır, halıcıdır, parkecidir.

-Yapılan istatistiklerde 2000-2050 yılları arasında küresel nüfusun %46 artacağı ve 2050’de insanların %70’inin kentsel alanlarda yaşayacağı belirtiliyor. Bu anlamda mimariye düşen görevler sizce ne olmalıdır?

Mümkün olduğunca yeşil alanı kullanarak daha küçük alanlarda konforlu çözümler üretmek.

-Dünyada ve şimdide Türkiye de yeşil binalar tasarlanmakta. Bu konuda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

İnsanlar kırsaldan uzaklaşıp şehre geldikçe doğayı ve yeşili daha çok özler oldu. Üretemeyeceğimiz tek şey topraktır. Bu yüzden en azından yaşadığımız alanları korumak zorundayız.

-Malzeme seçimlerinde nelere dikkat edersiniz?

Kullanışlı, ergonomik, şık ve aynı zamanda ekonomik olması.

-Sizinle  değişik projelerde çalıştık. AZM’yi seçmenizdeki sebepler nelerdir?

Malzeme kalitesi, fiyatlandırma politikası, zamanında teslim, montajdaki titizlik gibi kalemler bizler için çok önemli kriterlerdir ve bütün bunları he zaman Anıl Zemin’de bulduk. Ancak bunların ötesinde bir şey var ki paha biçilemez: Güleryüz ve Güven

-Bize önerileriniz nelerdir?

Bugüne kadar gösterdiğiniz titizliğin devam etmesini arzu ederim.

-Genç mimarlar için önerileriniz var mı?

Bu meslek çok zor ama aynı zamanda çok da zevklidir. Bizim ofise gelen tüm arkadaşlara söylediğim ilk şey şudur. Ya işinizi çok sevin ya da sevdiğiniz işi yapın. Yoksa mutlu olamazsınız ve mutlu olamazsanız başarılı olamazsınız.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.

Comments are closed.